Çağ Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@ÇAĞ, Çağ Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
From socialization to self-socialization? Exploring the role of digital media in the religious lives of young adults in Ghana, Turkey, and Peru
(ROUTLEDGE JOURNALS, 2019) Moberg, Marcus; Sjo, Sofia; Golo, Ben-Willie Kwaku; Gokce, Habibe Erdis; Fernandez Hart, Rafael; Castillo Cardenas, Sidney; Benyah, Francis; Villacrez Jo, Mauricio Javier
Previous research has pointed to the central role of media for the current young adult generation when it comes to finding information about religion, exploring beliefs, and developing a religious identity. This article explores how young adult university students in three different contexts - Ghana, Turkey, and Peru - report using digital media for religious purposes. The article builds on previous research on the role of media in religious socialization and explores the usefulness of the notion of self-socialization in a transnational study. The studied contexts are all shown to differ when it comes to levels of self-reported religiosity and use of media for religious purposes. The article illustrates the independent use of digital media in all contexts and self-socialization taking place on a general level, but also highlights the continuous importance of traditional socialization agents, thus questioning simplistic understandings of the role of media in religious socialization.
İş hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk kurumunun etkinliği: Çukurova Bölgesi örneği (Adana-Mersin)
(Çağ Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2025) İşcan Uslu, Esin
Türk hukukunda arabuluculuk, ilk olarak ihtiyari olarak mevzuatta yer almış, ardından dava şartı olarak iş hukukuna uygulanmıştır. Dava şartı arabuluculuğun uygulanacağı ülkelerden yapılan incelemeler ve Türkiye’deki profille uyumlu analizler, mevzuatın hazırlanmasında yol gösterici olmuştur. İş hukukunda arabuluculuğun uygulanması; güç dengesi, iş mahkemelerinin özel düzenlemeleri ve uyuşmazlıkların basit yargılama süreci gibi faktörlerle desteklenmiştir. Bununla birlikte zorunlu arabuluculuğun, hak arama özgürlüğü ve mahkemeye erişim hakkı açısından sınırlamalar getirdiği, doğal hakim ilkesini etkilediği Anayasa Mahkemesi’ne taşınmış ve ilgili davalarla hukukçuların farklı bakış açıları ortaya çıkmıştır. Çalışmada, mahkeme yargılamalarının uzun süresi, ekonomik yükleri ve işçilik alacaklarındaki olası kayıplar ile arabuluculuk sürecinin esnekliği incelenmiştir. Ayrıca, tarafların taleplerini ve tekliflerini değerlendirirken iradelerine yön vermeleri, anlaşma belgelerinin hazırlanması ve uygulanabilirliği de değerlendirilmiştir. Bu süreç, geçmişi ve geleceği dikkate alarak çözüm üretme zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Tez iki bölümden oluşmakta; birinci bölümde iş hukukuna ilişkin temel kavramlar ile dava şartı ve ihtiyari arabuluculuk belgeleri incelenmiş, ikinci bölümde ise iş uyuşmazlıklarında arabuluculuğun etkisi adli sicil istatistikleri ve yarı yapılandırılmış mülakatlar ile bilimsel olarak değerlendirilmiştir. Çalışma, iş hukukunda arabuluculuğun teorik çerçevesini, uygulamadaki gelişmeleri ve yüksek mahkeme içtihatlarını bir arada sunarak, arabuluculuk sürecinin etkinliğine dair bütüncül bir bakış açısı sağlamaktadır.
Mesleki ve Teknik Eğitimin Son On Yılı ve Geleceği Tespitler ve Öneriler
(Eğitim-Bir-Sen Yayınları, 2025) Yurdakul, Serkan; Şahin Demir, Sümeyye Ayyüce; Varol, Elif
Dünyada mesleki ve teknik eğitimde, giderek bilgi ve teknoloji yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Dahası bu bilgi ve teknolojinin gerektirdiği becerilere sahip insan kaynağına ihtiyacın duyulduğu; sektör çalışanlarının da bu becerilerle donatılmaya çalışıldığı hale gelmektedir. Dolayısıyla sanayi, ticaret ve hizmet sektörleri, küresel ekonomik rekabetteki en önemli unsurları olan beşerî sermayesinin kendi alanlarıyla ilgili yeni bilgi ve teknolojiler karşısında bilgi ve becerilerini sürekli olarak yenilemesini isteme eğilimindedir. İşgücü piyasaları, bunun yanı sıra mesleki ve teknik eğitim almış ve iş piyasasına girecek nitelikli insan kaynağının da bu bilgi ve becerilerle donatılmış olmasını talep etmektedir. Çünkü ülkelerin en önemli sermayesi nitelikli insan kaynağıdır. Ülkelerin insan kaynağının niteliği, o ülkenin teknolojik olarak gelişmesiyle ve ekonomik olarak kalkınmasıyla doğrudan ilişkilidir. Bu kapsamda eğitim sistemleri, giderek artan otomasyon ve yapay zekâ odaklı işgücü piyasası beklentilerini karşılayabilmek için öğrencileri bu zorlu işgücü piyasasının gerektirdiği becerilerle donatarak istihdamla bağını güçlendirmelidir. Eğitimden istihdama geçiş, eğitim düzeyi, ekonomik koşullar ve işgücü piyasasının talepleri gibi faktörlerden etkilenen karmaşık bir süreçtir. Eğitim, gençlerin istihdam olanaklarını iyileştirmede temel bir rol oynasa da eğitim yoluyla edindikleri becerilerin işgücü piyasasında ihtiyaç duyulan becerilerle uyumlu olması hayati önem taşır. Birçok genç, istihdam edilebilirliklerini artırmak için eğitimde kalmaktadır (OECD, 2025a). Dolayısıyla gençlerin işgücü piyasasının ihtiyaçlarıyla uyumlu beceriler geliştirmelerini sağlamak için eğitim sistemleri ile işgücü piyasaları arasında daha iyi bir işbirliğine ihtiyaç vardır. Eğitim sistemleri ile işgücü piyasaları arasındaki işbirliği, eğitim ve istihdam arasındaki bağın güçlenmesine, gençlerin de işsiz kalma riskinin azalmasına yardımcı olması muhtemeldir.
YÜKSEKÖĞRETİME BAKIŞ 2025 İZLEME ve DEĞERLENDİRME RAPORU
(Eğitim-Bir-Sen Yayınları, 2025) Yurdakul, Serkan; Şahin Demir, Sümeyye Ayyüce; Varol, Elif
İşgücü piyasalarının daha fazla bilgi temelli gelişimi, yükseköğretimi hem bireysel kariyer basamakları hem de toplumsal kalkınma için kritik bir unsur haline getirmiştir. Öğrencilerin kişisel ilgi alanlarını iş piyasasının gereklilikleri ile mezuniyet sonrası istihdam olanaklarını da göz önünde bulundurarak yaptıkları tercihler, yükseköğretim programlarının arzını şekillendirirken; yükseköğretime erişimin artması, uzmanlık gerektiren mesleklere erişimi ve ekonomik büyümeyi doğrudan tetiklemektedir. Bu nedenle, yükseköğretime erişim süreçlerinin titizlikle incelenmesi, yalnızca mevcut talebi karşılamakla kalmayıp, uzun vadeli fırsat eşitliğini ve kapsayıcılığı destekleyen sağlam yükseköğretim politikalarının oluşturulması adına kritik bir önem taşımaktadır. Yükseköğretim sistemine yapılan her yatırım, nitelikli insan kaynağı aracılığıyla bireysel ve toplumsal gelişime katkı sağlayarak ulusal refahın artışını desteklemektedir. Yükseköğretim sistemindeki dönüşümler ve sistem çıktıları, toplumsal ve bireysel gelişim düzeyinin güvenilir göstergelerindendir. Eğitim ile ekonomi arasındaki güçlü ilişki, ülkeleri hem toplumsal hem de ekonomik ilerleme için yükseköğretim politikaları geliştirmeye yönlendirmektedir. Dolayısıyla, yükseköğretim çıktıları başta olmak üzere yükseköğretime yapılan yatırımların ve uygulanan politikaların çok yönlü analizi, mevcut uygulamaların etkisini değerlendirmenin yanı sıra gelecekteki sosyal ve ekonomik perspektiflerin doğru bir şekilde planlanmasına rehberlik ederek kaynakların daha etkin kullanılmasını sağlamaktadır.
Relationship Between Peritraumatic Dissociation Beliefs About Losing Control, Resilience, and PTSD on Earthquake Survivors in Turkey
(Dove Medical Press Ltd, 2025-04-17) Unal, Gonca Ayse; Avci, Ufuk Kocatepe; Ozdemir, Emre
Purpose: The earthquakes that occurred on February 6, 2023, caused significant losses in Turkey. While a large number of people are exposed to trauma, only a few develop post-traumatic stress disorder (PTSD). It has been suggested that peritraumatic dissociation and dysfunctional beliefs also play a role in the emergence and maintenance of PTSD, and resilience is one of the most important protective factors for PTSD. This study is to test the moderated mediating role of resilience on beliefs about losing control (BALC) and its associations with peritraumatic dissociation and PTSD in earthquake survivors. Participants and Methods: A total of 112 individuals living in the tent city of Hatay and Kahramanmara & scedil;Provinces, which experienced earthquakes in 2023 in Turkey, were included in the study. Participants completed Sociodemographic Information Form, PTSD Symptom Scale-Self-Report, Brief Resilience Scale, Peritraumatic Dissociative Experiences Questionnaire, and Beliefs about Losing Control Inventory. Results: Peritraumatic dissociation positively correlated with BALC ((3 = 0.487, p < 0.001). BALC acts as a mediator and positively predicts post-traumatic stress symptoms (PTSS) ((3 = 0.321, p < 0.001). The interaction between BALC and resilience also had a significant effect on PTSS ((3 = 0.032, p < 0.05). The relationship between BALC and PTSS was significant at high and medium resilience levels (p<0.05) but not at low resilience. Conclusion: Peritraumatic dissociation predicts PTSS both directly and through BALC, and higher levels of resilience are more likely than lower levels of resilience to attenuate the effects of BALC on PTSS in earthquake survivors.




















